Salı

08.05.2017






Onur Akceylan
18 saat ·



Öküz ölünce ortaklık bozulur mu? Türkiye'de bozulur, öyledir çünkü. Beraber yürüdük biz bu yollarda naraları atanlar öküz ölünce ortaklığı bozarlar çünkü çıkarlar değişmiştir. Büyük kademelerde düşünmeye gerek yok, daha küçük düşünün. Arkadaşlar da böyledir, çevrenizdeki insanlar da. Benim hayatım da hep öyle oldu. Öküz ölünce ortaklığı bozup öküzün en büyük parçasını almaya çalıştılar. Hani alın, öküz de sizin olsun. Ben orada yine öküze üzülürüm, yoktan yere ölmesine.

Öküz de kendi kendine ölmez, öldürülür. Sürekli parçası çalınarak öldürülür. Hep öyledir ya zaten, parça parça alırlar öküzü. Bu ülkede siyaset de parça parça çalınan öküzler yüzünden böyledir, mutsuz olan insanlar da. Hep gizli oyunlar vardır. Kimsenin gücü yetmez oyunları durdurmaya. Tabii ya, gücü yetmemekten değil o, işine gelmemekten.


Ne idim ne oldum demek lazım bazen. Çünkü geçmişte ne olduğunu bilmezsen bugün ne olduğunu da bilemezsin, karşı tarafı küçümsersin. Karşı tarafı küçümsersen de hata yaparsın. Tanıdık geldi değil mi? Yıllardır siyaset de böyle. İşte insanlar da böyle, çevremizdeki insanlar da böyle.

Bir deli kuyuya taş atar, kırk akıllı çıkartamaz. Akıllılar da taşın büyüsüne kapılır, düşünürler nasıl yaparız, nasıl ederiz diye. Ne kadar akıllı oldukları da tartışılır. Çünkü akıl da doğru kullanılmadıktan sonra akciğerden, kalpten, böbrekten, dalaktan farksızdır.

Hayat bildiklerini teyit etmeye başladıkça bir taraftan gülünç, diğer taraftan sıkıcı oluyor. Yüz kere izlediğin bir filmi oyuncularla birlikte oynamak gibi. Oysa ki oynamak sadece oyuncuların işi olmalı. Arkadaşınız "N'aber dostum" dememeli, "Geldiğinde haber vermezsen sıçarım ağzına" demeli. %0,1'dir işte bu ağzınıza sıçan arkadaş.

Akıllıları da tanıdım, delileri de. Belki de en delileri bendim, attığım taş için düşünen de. Belki o kırk akıllıyı da ben delirttim. Ama ben öküzleri öldürmedim. Ne olur öküzleri öldürmeyin. Öldürecek öküz kalmadığında dımdızlak ortada kalacaksınız. Benim bi' öküzüm daha var. Onu otlatıyorum. Yeri geldiğinde seviyorum. Karşılıklı kavga ediyoruz, oturup tavla atıyoruz. Ama anlaşıyoruz keratayla.

Son olarak; Sevim koş, öküzleri öldürüyorlar.

Dipnot: Siyasi bir yazı değildir. Belki de olabilir. Kim bilir?




Sevim Demiröz Satır satır okudum. "Sevim koş" dizesini okuyunca zaten kayıtsız kalmadığım bu durumlara fazladan bir kaç kelam edeyim dedim. "Öküz" dediğimiz şey çok fonksiyonel bir olgu. Biyolojik açılımı da var, sosyolojik açılımı da. Nereden baktığımıza bağlı. Fakat hakkaniyetli yazılan bu yazıda satır aralarını çok iyi okumak lazım. Senin yazın "satır arası tokatı" olmuş. Takdir ettim. Yol ayrımlarında azığını fazla doldurmak isteyen taraf daha uzun yol gideceğini düşünür fakat durum öyle değil. Fazlalık, ağırlık yapar ve ağırlık hızı azaltır. Ezcümle; tombul tavşan küçük kaplumbağaya yenilmeye mahkum. Ve çok ince bir detay: Kaplumbağa bir yere gitmek zorunda değil, o zaten evini sırtında taşıyor :)



hatırası var :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder